Yine bir bayram geldi. Bayram hazırlığını seviyorum ama şu yüzbin tane yere gitme işini sevmiyorum. Çok sıkıcııııııııııııı. Çocukken put gibi oturmamız beklenirdi, büyüdük şimdi de hizmet etmemiz bekleniyor. Çay koy, kahve yap, tatlı koy, bulaşıkları topla, hatta yıka. Kız olmak ne zor ya. Herkesin sürekli bir beklentisi var. Bugün pek bir yorgun olduğumdan restimi çektim bir yere gitmem diye. Zira dün son sürat tatil sonrası temizlik yaptım. Perde yıka, misafirlerin görüş alanındaki camı sil, evi süpür, sil, toz al vs. Tabiki bu aktivitelerin sonuna bir yuvalama yapma aktivitesi sığamadı. Bu akşam yapıcaz artık. Bilmeyenler için yuvalama Gaziantep'in bayram yemeğidir. Şu sıralar bir hazır çorba markası yuvalama çorbası diye paketleyip satıyor. Tatmamış olmakla birlikte gerçeğinin yakınından yöresinden geçmiş olabileceğine inanmıyorum. Adı bile yanlış zira. O bir çorba değil çünkü. Hiç, bir çorbanın yapımı insanın yarım gününü alır mı? Ablam varken bayram süresince yemek üzere yapardık. En az 6 saat falan sürerdi. Bu sefer anneme senin hatırın için bir yemeklik yapalım dedim ama kesin beni kandırıyor yine çok olacak ve yine çok uzun sürecek. İmdaaaaaaaat. Yapım aşamasında fotoğraf çekebilirsem bloga koyacağım sanat eserimizi :)
Bu arada canım acayip baklava istiyor ama annemin şekeri sebebiyle tatlı almadık. Kadına işkence oluyor çünkü. Ama TV'de Güllüoğlu'nun baklava yapım aşamalarını gösterdiler. Offffff kafayı yedim valla. Şimdi Antep'te olup özel yapım havuç dilim baklava yemek vardı. Yeni çıkmış sıcak sıcak, ağıza alaınca hışşş edecek şekilde. Ama burda nerdeeeeeeeeeeeeeee!
Neyse kendime hakim olayım, oruç tutmuyorum bari günlük isteklerimi kontrol edeyim :)
Efendim hepinizi bayramı kutlu olsun.
30 Eylül 2008 Salı
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
0 comments:
Yorum Gönder